Inter Press Service Haber Ajansi
  08:07 GMT    
 
   ENGLISH
   ESPAÑOL
   FRANÇAIS
   ARABIC
   DEUTSCH
   ITALIANO
   NEDERLANDS
   PORTUGUÊS
   SUOMI
   SVENSKA
   SWAHILI
   TÜRKÇE


Marshall Adaları’nın Nükleer Silah Karşıtı Mücadelesine Sivil Toplum Desteği
Julia Rainer

VİYANA, 9 Aralık 2014 (IPS) - Viyana’da 8-9 Aralık’ta düzenlenecek Nükleer Silahların İnsani Etkileri Konferansı öncesinde, dünyanın dört bir yanından Avusturya’nın başkentine gelen aktivistler Nükleer Silahları Ortadan Kaldırmak için Uluslararası Kampanya tarafından 6-7 Aralık’ta düzenlenen sivil toplum forumuna katıldı.

Aciliyeti nedeniyle gündemde olan konulardan biri, Marshall Adaları tarafından Amerika Birleşik Devletleri ve nükleer silah sahibi diğer sekiz devlet aleyhine Nisan 2014’te Uluslararası Adalet Divanı’nda (ICJ) açılan ve bu küçük ada ülkesinde 1946-58 yılları arasında yapılan 60’tan fazla nükleer silah denemesini içeren davaydı.

Adalar sadece dünyanın izole bir köşesi olduğu için değil, aynı zamanda o dönemde ABD tarafından yönetilen Pasifik Adaları Manda Bölgesi içinde yer aldığından testler için seçilmişti. Öz yönetim 1979’da, tam bağımsızlık da 1986’da kazanıldı.

Marshall Adaları’nda yaşayanlara bu testler hakkında bilgi de verilmedi, onların onayları da alınmadı. Uzun bir dönem etkilerinin de farkına varamadılar.

Sonuçlar yıkıcıydı. Yoğun radyasyon alan adalarda yaşayanlar yerlerinden oldu, kanser ve doğum anomalileri arttı. Sorumlu olan devletler yol açtıkları zararı kabul etmezken gerekli sağlık yardımlarını da yapmayı reddetti.

ABD’nin 1954’teki ilk nükleer denemesine Castle Bravo kod adı verilmişti ve kullanılan bomba Hiroşima’ya 1945’te atılandan 1000 kat daha güçlüydü.

ICAN forumuna seslenen Marshall Adaları Dışişleri Bakanı Tony de Brum, ülkesinin nükleer silahlardan arındırılmış bir dünya için ICJ’ye başvurmaya karar verdiğini söyledi.

De Brum, tazminat talepleri olmadığını çünkü ABD’nin hali hazırda adalara milyonlarca dolarlık yardımda bulunduğunu, ancak devletleri Nükleeri Ortadan Kaldırma Anlaşması (NPT) ve uluslararası hukuk karşısında sorumlu tutmak istediklerini belirtti.

1970’te yürürlüğe giren NPT nükleer silah sahibi devletleri silahsızlanma ve nükleeri barışçıl olarak kullanmakla mükellef kılıyor. Şu an nükleer cephaneliğe sahip olan dokuz devlet ABD, Birleşik Krallık, Fransa, Rusya, Çin, Hindistan, Pakistan, Kuzey Kore ve İsrail.

Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana belli oranda silahsızlanma sağlanırken bu dokuz ülke halen 17 bin kadar nükleer silaha sahip ve her yıl 100 milyar dolar harcama yapıyor.

Marshalll Adaları’nın açtığı ve "David Goliath’a karşı" şeklinde nitelenen dava tüm dünyada ses getirdi ve çok sayıda örgütten destek buldu. Bu destekçilerin önde gelenlerinden biri de Nükleer Dönem Barış Derneği (NAPF) ve başkanı David Krieger şöyle diyor: "Marshall Adaları küçük ve cesur bir ülke. Per edecek ya da itilip kakılacak bir ülke değil."

"Nükleer silahların ne sonuçları olduğunun farkında" diyor ve "Mahkeme salonunda insanlığın geleceği için mücadele ediyor. Marshall Adaları halkı, bu konuyu ABD Federal Mahkemesi’ne ve ICJ’ye taşıdığı için bizim desteğimizi ve takdirimizi hak ediyor" diye ekliyor.

Davayı destekleyen kuruluşlardan bir diğeri de, tüm dünyada 12 milyon kişilik bir ağı bulunan barış, kültür ve eğitim savunucusu Budist örgüt Soka Gakkai International (SGI). SGI’ın gençlik kolu "Nuclear Zero" başlıklı bir kampanya başlatarak nükleer silahsız bir dünya için Japonya’da 5 milyon imza topladı.

Kampanya, 2015 Hiroşima ve Nagazaki’nin bombalanmasının 70. yılına ve aynı zamanda NPT Değerlendirme Konferansı’na denk geldiği için düzenlendi.

ICAN toplantısında yaptığı konuşmada de Brum tüm katılımcıları Marshall Adaları’nın girişimine destek vermeye çağırdı. "Uzun bir zaman adalı insanların sesi, başlarına gelenleri ve başka kimsenin başına gelmesini istemedikleri şeyleri dünyanın duyacağı kadar güçlü değildi."

"Nükleer silah çılgınlığını" durdurmak için bir dava açma fırsatı doğduğunda Marshall Adaları’nın bu fırsatı değerlendirdiğini ekledi.

De Brum, bir çok kişinin, 70 bin kişilik bir ülkenin dünyanın süper güçlerini karşısına almasının mantıksız ya da komik olacağını söyleyerek ülkesinin cesaretini kırmaya çalıştığını belirtti.

"Fakat Marshall Adaları’nda nükleer test döneminin olumsuz etkilerini yaşamamış tek bir yurttaş dahi bulunmuyor. Nükleer silahların etkisini doğrudan gördüğümüz için kendimizi yaptığımız şeyleri yapmakla sorumlu hissettik."

Viyana’da düzenlenen Nükleer Silahların İnsani Etkileri Konferansı serinin üçüncü etkinliği. İlki Mart 2013’te Norveç, Oslo’da, ikincisiyse Şubat 2014’te Meksika, Nayarit’te düzenlenmişti.

(Editör Phil Harris) (SON/2015)

 
 Son güncelleme
BM'nin 2015 Sonrası Kalkınma Hedefleri Eleştiri Altında
BM İnsani Yardım Gününe Tarihinin En Ağır Mülteci Kriziyle Giriyor
BM Irkçılıkla Mücadele için "Eğitimin Gücü"nü kullanacak
BM Destek için Özel Sektöre Yöneldi
Marshall Adaları’nın Nükleer Silah Karşıtı Mücadelesine Sivil Toplum Desteği
Nükleer Silah Sahibi Devletlere Viyana’da Ciddi Eleştiriler
İnançlar Nükleer Silahlara Karşı Birleşti
Ortadoğu’da Nükleersiz Bir Bölge Fikri Ortada Kaldı
İnanç, Afet Yönetimiyle Kesişince
Tepkili Suudi Arabistan Nükleeri Önceleyebilir
devam >>
 Latest Global News
News in RSS
“Big Reflection” Needed on Opioid Crisis
No Wall for Ethiopia, Rather an Open Door—Even for Its Enemy
East Asia’s Real Lessons
Refugee Protection an Obligation Under International Law
Sexual Violence Fuels Vicious Recruitment Cycle in Congolese Militia
Half of World’s Civilian War Deaths Occurred in Syria, Iraq and Yemen
Children Now More Than Half of the 65 Million Displaced
The World Society Needs to Express Greater Solidarity for Refugees Worldwide
New Inhumane Record: One Person Displaced Every Three Second
Asia-Pacific: Farming Rice and Fish Together to Reduce Poverty
More >>